MAĞDUR HİZMETLERİ

Denetimli serbestlik; şüpheli, sanık veya hükümlünün toplum içinde denetim ve takibinin yapıldığı, iyileştirilmesi ve topluma kazandırılması için ihtiyaç duyulan her türlü hizmet, program ve kaynakların sağlandığı alternatif bir ceza ve infaz sistemini ifade etmektedir. Ülke genelinde 131 yerde teşkilatlanan denetimli serbestlik müdürlükleri, suç işleyen kişilerin toplum içinde denetim ve takiplerinin yapılması ile ıslah edilmeleri ve topluma kazandırılmalarına yönelik faaliyetleri yürütmektedirler. Yeniden suç işlenmesinin önlenmesinde, mağdurun suç ve suçludan korunmasında ve toplumda huzur ve güvenliğin sağlanmasında, denetimli serbestlik müdürlüklerinin yürüttüğü hizmetlerin büyük bir önemi bulunmaktadır.

Denetimli serbestlik müdürlüklerinin görevlerinin sayıldığı 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanununda, suçtan zarar gören kişilerin karşılaştıkları psiko-sosyal ve ekonomik sorunların çözümünde danışmanlık yapmak ve bu kişilere yardımcı olmak da bulunmaktadır. Mağdurun suç eylemi nedeniyle uğramış olduğu zararının devlet tarafından karşılanması, devletin vatandaşlarını koruma görevinin doğal bir sonucudur. İnsan haklarına saygılı bir devletin suçtan kaynaklanan zararlara karşı kişileri güvence altına alması ve bu zararları gidermesi gerekir. Türk denetimli serbestlik sistemi, sadece suç işleyen kişilere ilişkin değil, aynı zamanda suç eylemi nedeniyle mağdur olan kişilere ilişkin görevler de üstlenmiştir. Türk denetimli serbestlik sisteminin bu özelliği, birçok batı ülkelerinin sistemlerinden daha ileri bir düzenlemedir.

5402 sayılı Kanunda “suçtan zarar gören” kavramı kullanılmıştır. 5402 sayılı Kanunun 12 ve 13’üncü maddelerinde, denetimli serbestlik müdürlüklerinin suçtan zarar gören kişilerin karşılaştıkları psiko-sosyal ve ekonomik sorunların çözümünde danışmanlık yapmak ve bu kişilere yardımcı olmak görevlerinin bulunduğu; 17’nci maddesinde ise, koruma kurullarının müdürlüklerden iletilen suçtan zarar gören kişilerin karşılaştıkları sosyal ve ekonomik sorunların çözümü ile görevli oldukları ifade edilmiştir. 5402 sayılı Kanunda suçtan zarar gören kavramının bir tanımı yapılmamıştır. 05 Mart 2013 tarihinde yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği’nde ise “mağdur” kavramı kullanılmış ve Yönetmeliğin 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (p) bendinde mağdurun tanımı yapılmıştır.

Bu tanıma göre mağdur; “Kendisine veya birinci dereceden aile üyelerinden birine karşı işlenen suçun fiziksel, duygusal veya maddi sonuçları sebebiyle desteğe ihtiyaç duyan kişiyi” ifade etmektedir. Ayrıca suçtan zarar gören gerçek veya tüzel kişi olabilir. Suçtan zarar gören kavramı, suç mağduru kavramını da içine almaktadır. Kural olarak mağdur, aynı zamanda suçtan zarar gören kişidir. Ancak, denetimli serbestlik müdürlüklerinin suçtan zarar görenin yakınlarına yardımda bulunma görevi bulunmamakta, sadece suçtan doğrudan zarar görene yardım görevi bulunmaktadır. 5402 sayılı Kanun kapsamında suçtan zarar gören, kanunun suç saydığı haksız bir fiil nedeniyle doğrudan zarara uğrayan kişidir. Bu nedenle Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği’nde suçtan zarar gören yerine daha dar anlamda mağdurun tanımı yapılmıştır.

Bir suçun mağduru olan kişinin, fiziksel ve psikolojik pek çok sıkıntısı olabilmektedir. Mağduriyet sürecini genelde aşağılanma ve kayıp duyguları izlemektedir. Söz konusu bu kayıp maddi olabileceği gibi, bazı manevi değerlere ilişkin de olabilir. Mesela, malı çalınan ya da dolandırılan mağdurun kaybı maddi; cinsel saldırıya uğrayan bir genç kızın kaybı ise daha çok manevidir. Hiç beklemediği bir anda bir suç nedeniyle mağduriyete uğrama, kişilerde psikolojik sıkıntılara neden olmaktadır. Ayrıca suçun yol açtığı hastalıklar da söz konusu olabilmektedir. Mağdurun yürütülmekte olan soruşturma veya kovuşturma sürecine ilişkin bilgilendirilmesi, haklarını kullanması, kendisini güvende ve desteklenmiş hissetmesi sağlanmalıdır.

Mağdurlar, genellikle suçun olumsuz sonuçlarına katlanmak zorunda kalmaktadırlar. Bunun önüne geçmek için denetimli serbestlik müdürlüklerinde görevli uzman personel tarafından, mağdurlara psiko-sosyal destek sağlanabilmektedir. Denetimli serbestlik müdürlükleri tarafından verilen psiko-sosyal yardım ve danışmanlık hizmeti ile mağdurun suç işlenmeden önceki psikolojik durumuna ve sosyal düzenine tekrar kavuşması sağlanarak suçun yarattığı etkilerden kurtulmasına yardımcı olunmaktadır. Mağdurların suç nedeniyle maddi kayıplarının telafisi ve ekonomik sorunlarının çözümü noktasında ise koruma kurulları aracılığı ile yardımcı olunmaktadır.

2005 yılında yürürlüğe giren 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu ile denetimli serbestlik müdürlüklerine görev olarak verilen mağdur destek hizmetleri alanında, sekiz yıllık bir uygulama tecrübesi bulunmaktadır. Mağdurların bilgilendirilmesi, müracaatlarının sağlanması, mağdurlarla çalışma, mağdurlara yönelik müdahale programlarının uygulanması, mağdur destek hizmetlerinde çalışan personelin eğitimi gibi konularda yöntemler geliştirilmekte, uygulanmakta ve hayata geçirilmektedir.

Denetimli serbestlik müdürlüğüne mağdurun müdürlüğe müracaat etmesi durumunda, öncelikle mağdurun ihtiyaçları belirlenmektedir. Mağdurun talep etmesi halinde, mağdurlara yönelik müdahale programlarından mağdurun ihtiyacına uygun olan programın uygulanmasına başlanılmaktadır. Mağdur, destek alabileceği kurum, kuruluş veya sivil toplum kuruluşlarına yönlendirilmekte, soruşturma veya kovuşturma süreci ile ilgili bilgilendirilmektedir. Mağdurun kendisine veya birinci dereceden aile üyelerinden birine karşı işlenen suçun, ekonomik kayba yol açması, sonraki yaşantısını olumsuz etkilemesi ve bu zararın başka türlü telafisinin mümkün olmaması halinde, koruma kurulları bürosu bu kişileri ilgili kurum ve kuruluşlara yönlendirmektedir.